« ÖNCEKİ ____________ SONRAKİ »
Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

Ön Yargı Üzerine

27/11/2006 ·

 

 

 

Merhaba Günlük

 

Bugün seninle önyargı üzerine dertleşmek istiyorum, tabi müsaden olursa :) Bir insanla karşılaştığımızda her zaman için bir önyargı hep vardır içimizde...

"Kaşını kaldırdı, Ukala, Ne tuhaf, tanımadığı biri ile senli benli konuşuyor, Mesafesiz, Vefasız, Neden gülüyor ki,  açıkta bir şeymi var ?" vs... gibi içimizde kendimize sorduğumuz bir ton soru oluşur. Acaba ne derece doğru kendimize yönelttiğimiz bu sorular? Sence sevgili günlük,  bazen kendimize  sorduğumuz bu  suallerimiz acımasızca  olmuyor mu? Böyle konuşup düşünüp yazdığıma bakma, bende bir insanım ve bende biliyorum ki, farkına varmadan acımasız olabiliyorum insanlar hakkında. İşte şu anda yazmamın nedeni bu!

Bugün kendimi tanımadığım insanlara karşı objektif olmadan yönelttiğim sorular içinde yakaladım. Ha "yanıldın mı?" dersen bunu bilemiyorum şu an için. Fakat ilerleyen zaman içerisinde, belkide sorularımda ne derece haklı veya haksız olduğumu göreceğim. Utanacağım belki de...

Bak, önyargıda şu da etkili bir neden diye düşünüyorum,"His". İnanmıyorum ki, hiç bir insan hissiz olsun. Önyargılarımıza neden olan hislerimiz değil midir? Bizi yanıltan veya haklı çıkartan hislerimiz.

Nasıl bir duygu bu?!

Düşünüyorum o halde varım,  sence "Hissediyorum o halde önyargılıyım" da diyebilirmiyiz sevgili günlük? Hatta hissediyorum çünkü duygularım var, Duyguluyum çünkü yüreğim var, yüreğim var çünkü ben insanım!.. Ne tuhaf değilmi? Dikkat ettimde, bende ki sorular bitmiyor sürekli bir neden arayışı içerisindeyim. Acaba herşeyde bir neden aramak gerekiyormu yoksa benmiyim herşeyin bu kadar derinine inmeye çalışan! Kendimi bir şeyleri sorgulamaktan alıkoyamıyorum. Hayatı, insanları, nesneleri, doğayı, havayı, suyu, çiçeklere suyun dışında verilen sevginin nasıl etkili olduğunu, karıncalarda ki çalışma azmi ve sorumluluğu, bunun yanında ağustos böceğinin yan gelip yatmasının sebebinin ne olduğunu ve daha bunun gibi bir çok sorulardan kendimi alıkoyamıyorum. Bazen düşünüyorumda; her insanda bir önyargı, his, sual, düşünce var ama acaba sadece bunları düşünen bir ben miyim ne dersin sevgili günlük? Ya da sence; bu soruları soran ve bütün bu döngünün içindeki kaynağı benim gibi sorgulayıp bulan varmıdır? Sanmıyorum be günlük! Belki de hayatın anlamıdır bu soruların yanıtlanamayışı...

 

Belkide bizi hayata bağlayan henüz bilemediğimiz nedenlerdir, .ne olursa olsun, seviyorum acıyıda,

 

sevgiyide, insanıda, doğayıda, acımasızca eleştirdiğim kendimi bile...

:)

Çünkü düşünüyorum ve varım,

 

NE MUTLU BANA.

 

İyi ki varız,

 

Ez û Tu

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadasina Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« BİR ÖNCEKİ YAZI Image Hosted by ImageShack.us BİR SONRAKİ YAZI »
Bu alanı görüntülemek için flash player yüklemeniz gerekmektedir.





Image Hosted by ImageShack.us

O değil midir vicdanlara sığınmış son bir nefes?

Yok mudur duyacak kimse?
Yoksa!
Duymamak mıdır asıl istedikleri?
Tarihe yazsam şimdi bir şiir,
Yazamadıklarımı da toparlayıp,
Dursam kadınca yaşamımda
Başım dik
Dikilsem karşılarına,
Tarihiyle yargılasam,
Utanır mı onca cana kıyanlar?
Utanır mı ölüme göz yumanlar!
Utanır mı hayat denen bu üç günlük yaşam?
Ne dilim varıyor söylemeye,
Ne sayılarını yazmaya,
Ne de hatırlamaya yüreğim...
Halbuki,
O acı çığlıklar hep kulağımda.
Dalarım o masum güzel yüzlere,
O ceylân bakışlı,
O selvi duruşlu fidanlara...
Medeniyetler beşiğine beşik sallarken,
Melekler bile takatsız,
Alırken canları, isteksiz Azrail.
Hele bağrında bebesi ile kapanırken gözleri,
Acıyor tanrıların içi,
Bin kez ölüyor insanlık.
Bir damla yaş oluyor şaşkın bakışlarda,
Hüzünlü bir an sonrası her şey…
Canından can, kanından kan katan değil midir?
O değil midir “Toprak-Ana”dan gelen ezgi?
O değil midir kulaklardaki ses?

O değil midir vicdanlara sığınmış son bir nefes?


Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us